Gebelikte Kalp Hastalığı

Gebelikteki kalp hastalığı iki kategoriye ayrılabilir: romatizmal ve konjenital. Romatik ateşin daha iyi tedavi edilmesi ve konjenital kalp hastalıklarının tıbbi ve cerrahi tedavisindeki ilerlemeler, modern bir üçüncü danışam merkezinde, gebelikte kardiyak hastalığı olan hastaların yaklaşık %80'inin bugün konjenital kalp hastalığına sahip olması anlamına gelmektedir.

ROMATİZAL KALP HASTALIĞI

Romatizmal kalp hastalığıyla ilgili en yaygın lez- yon, mitral stenozdur. Hastalar, specine valvular lezyona sahip olmadan kalp yetmezliği, subakur bakterial endokarditis ve tromboembolik hastalık gelişimi açısından daha yüksek risk altındadırlar. Ayrıca yüksek fetal zarar oranına da sahiptir.

Romatizmal kalp hastalığı olan hastaların yakla¬şık %90'ında mitral stenoz bulunur. Gebelik sırasın¬da, kardiak output artarken, mekanik obstruksiyon da kötüleşir. Asemptomatik hastalarda gebelik sü¬rerken kardiyak dekompansasyon yada pulmoner ödem semptomları gelişebilir. Ciddi mitral stenozu olan hastalarda atrial fibrilasyon daha yaygındır ve gebelik sırasında atrial fibrilasyon gelişmiş olan ne¬redeyse tüm bayanlar konjestif kalp yetmezliği ya¬şamıştır. Bununla birlikte, atrial fibrilasyonu gebe¬likten önce yaşamış olan bayanların sadece yarısın¬da pulmoner konjesyon ve kalp yetmezliği gelişir. Mitral yetmezlik ve aortik stenoz olan hastaların 3. trimesterde kardiyak dekompansasyon oluşma teh¬likesi azdır çünkü miyokardları iş yükünü dekom¬pansasyon olmaksızın arttırabilir.

KONJENİTAL KALP HASTALIĞI

Konjenital kalp hastalığı, atrial veya ventriküler septal defekt, primer pulmoner hipertansiyon (Ei- senmenger sendromu) ve siyanotik kalp hastalığını kapsar. Anatomik defekt rezidüel bir hasar olma-dan çocukluk çağında doğrulanmışsa, hasta gebeli¬ği komplikasyonsuz geçirecektir. Ciddi atrial veya ventriküler septal defekti olan ve tam cerrahi dü¬zeltme yapılmış Fallot tetralojisine sahip hastalar da gebeliği genelde tolere ederler. Bununla birlikte, primer pulmoner hipertansiyonu yada rezidüel pulmoner hipertansiyonlu siyanotik kalp hastalığı olan hastalar, gebelik sırasında dekompansasyon tehlikesi altında olurlar. Herhangi bir sebebe bağlı pulmoner hipertansiyon, gebelik sırasında yada postpartum periyodun hemen sonrasında yaklaşık %30'luk bir maternal mortalite oranına sahiptirler. Bu hastaların hepsinde, dolaşım yükü, pulmoner konjesyon, kalp yetmezliği yada sağ-sol shunt dö-nüşümlü hipotansiyon ve hipoksi ve ani ölüme ne¬den olabilen tüm koşullardan kaçınmak için bakım gereklidir.

Prenatal yönetim

Genel bir kural olarak, tüm gebe olan kardiyak has¬talar bir kardiyolog tarafından kontrol altına alın-malıdır.

Özellikle klas III ve IV kardiyak hastalığı olan hastalarda, sık prenatal vizitler gerekir ve sıkça has-taneye yatmak gerekebilir. Bu hastalar ile ilgili pre¬natal yönetim kurallarını akılda tutmak önemlidir.

Aşırı kilo alma ve ödemden kaçınma. Kan ve ekstrasel- lüler sıvı hacimlerinin aşırı artışını önlemek için, kalp hastalarına düşük-sodyumlu (2g/gün) bir diyet uygulanmalıdır. Özellikle geç gestasyon safha¬sında, her sabah, öğleden sonra ve akşam, diürezi arttırmak amacıyla en az bir saat sol lateral dekübi- tis pozisyonunda dinlenmeleri tavsiye edilmelidir. Yeterli uyku desteklenmelidir.

Yorucu aktiviteden kaçınma.

Anemiden kaçınma. Anemi sonucunda kanın oksijen taşıma kapasitesi azalır. Dokulara oksijen dağıtımı genelde artmış kardiak output ile sürdürülür. Art¬mış bir kalp hızı, özellikle mitral stenozda, sol ven- triküler dolum Zamanında bir azalmaya neden olur bu yüzden, pulmoner konjesyon ve ödem oluşabi¬lir. Kardiyak dekompansasyona neden olabilen di¬ğer bir faktör, sağ ventrikülün venöz geri dönüşü etkili bir şekilde pompalayamamasıdır.

Anemiden kaçınma.

Anemi sonucunda kanın oksijen taşıma kapasitesi azalır. Dokulara oksijen dağıtımı genelde artmış kardiakoutput ile sürdürülür. Art¬mış bir kalp hızı, özellikle mitral stenozda, sol ven- triküler dolum Zamanında bir azalmaya neden olur bu yüzden, pulmonerkonjesyon ve ödem oluşabi¬lir. Kardiyak dekompansasyona neden olabilen di¬ğer bir faktör, sağ ventrikülünvenöz geri dönüşü etkili bir şekilde pompalayamamasıdır

Gebelik Ve Postpartum Periyodunun Yönetimi

Kalp hastaları sezaryen için obstetrikendikasyon ol­madığı sürece vajinal doğum yapmalıdırlar. İntraab- dominal basınç artışı venöz geri dönüşü ve kardiakoutputu arttırdığı ve kardiyak dekompansasyona neden olduğu için, hasta, doğum sancısının ikinci aşamasında itme ve ıkınmadan kaçınması konusun­da bilgilendirilmelidir. Doğum sancısının ikinci aşa­masına, bir vakum ekstraktörünün kullanımı aracılığıyla yada outlet forseps doğum yapılarak yardımcı olunur.

İlk postpartum periyodu kardiyak hastalar için özel riskler taşır. Plasenta çıktıktan sonra, uterus ka­sılır ve etkin kanın hacmine yaklaşık 500mL kan ila­ve olur. Vajinal doğumdan sonraki ilk birkaç saatte, kardiyak output doğum sancısından öncesinin %80 kadarı, sezaryen doğumdan sonra da %50'si kadar artar. Dolaşımın aşırı yüklenme riskini en aza indir­mek için, ayaklıklar indirilerek bacaklar vücut sevi­yesinde tutulur, plasental ayrılmayı hızlandırmakiçin uterusa rutinde masaj yapılmaz yada kanama fazla değilse plasenta çıktıktan sonra Pitocin dahi verilmez.

Eğer kardiyak dekompansasyon oluşursa, acil vaka olarak müdahale edilmelidir. Tıbbi yönetim­de, morfin sülfat, takviye oksijen, intravenözloopdiüretik (furosemid gibi), IV sodyum nitroprusid, dijital ve bazen de IV aminofilin verilmesini kapsar. Eğer daha önce anlatılan ölçütler elde edilemezse, flebotomi ve dönen turnike düşünülebilir. Bu has­taların takibinde devamlı nabız oksimetresi çok ya­rarlı olabilir. Pulmoner arter kateteriyle gözlem, sol ventriküler fonksiyonu ile ilgili iyi bir indeks sağla­yabilir ama genelde pulmoner hipertansiyonu olan­larda bu pek başarı sağlamaz. için uterusa rutinde masaj yapılmaz yada kanama fazla değilse plasenta çıktıktan sonra Pitocin dahi verilmez.

Eğer kardiyak dekompansasyon oluşursa, acil vaka olarak müdahale edilmelidir. Tıbbi yönetim­de, morfin sülfat, takviye oksijen, intravenözloopdiüretik (furosemid gibi), IV sodyum nitroprusid, dijital ve bazen de IV aminofilin verilmesini kapsar. Eğer daha önce anlatılan ölçütler elde edilemezse, flebotomi ve dönen turnike düşünülebilir. Bu has­taların takibinde devamlı nabız oksimetresi çok ya­rarlı olabilir. Pulmoner arter kateteriyle gözlem, sol ventriküler fonksiyonu ile ilgili iyi bir indeks sağla­yabilir ama genelde pulmoner hipertansiyonu olan­larda bu pek başarı sağlamaz.

 

Özet : Gebelikte Kalp Hastalığı ,Gebelikte Kalp Hastalıkları
Anahtar Kelimeler : Hamilelikte Kalp Hastalığı, Gebelikte Kalp Hastalıkları , Gebelikte Kalp Hastalık ,Hepsi
     
Google'da Bizi En Çok Bu Kelimelerle Aradınız :
Gebelikte Kalp Hastalığı , Gebelikte Kalp Hastalığı , Gebelikte Kalp Hastalığı , Gebelikte Kalp Hastalığı , Gebelikte Kalp Hastalığı , Gebelikte Kalp Hastalığı , Gebelikte Kalp Hastalığı , Gebelikte Kalp Hastalığı ,Gebelikte Kalp Hastalığı , Gebelikte Kalp Hastalığı
 
Kürtaj | Kürtaj Ankara | Kızlık Zarı | Kızlık Zarı Ankara | Kızlık Zarı Tamiri Ankara | Kadın Doğum Ankara | Gebelik Ankara | Vajen Estetiği Ankara | Vajinal Estetik Ankara | Kızlık Zarı Dikimi Ankara | Vajinusmus Ankara | Ankara Kürtaj | Ankara Kızlık Zarı
Tunalı Hilmi Cad. Bestekar Sk. 76/9 Kavaklıdere - ANKARA
Tel : 0312 466 39 29 - 467 10 37 - Faks : 0312 468 85 58 E-Posta: info@drmeltemerhan.com
Opr. Dr. Meltem Özdemir ERHAN - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı. Tüm Hakkı Saklıdır.Copyright © 2011