SİFİLİZ

Etken:

Bir spiroket olan Treponema pallidum, asla üretilemeyen, anaerop ve insanlara özgü bir bakteridir. Çok hareketli olduğundan ancak klinik örneklerin karanlık alan mikroskopisi ile görülebilir. Giemsa boyası ile uzun sürede (gümüşleme yöntemiyle) pembe renkte, burgu şeklinde boyanabilir. Buzdolabındaki konserve kanda en çok 2-3 gün yaşayabilir. Fiziksel ve kimyasal etmenlere oldukça duyarlıdır.

Epidemiyoloji:

Sifiliz (Sy) etkeni, hastalığın 1. ve daha çok 2.döneminde; lezyonlarda, sperma, tükürük, vajinal sekresyon ve kanında bulunur. Bunlarla temas eden sağlıklılara bulaşır. Başlıca bulaş yolları; cinsel temas, indirekt (enfekte materyalle) temas, transplasental yol, vertikal yol ve transfüzyondur. Ülkemizde yapılan araştırmalarda; gebelerde %1 civarında, seks işçilerinde ise %8- 14 sıklıkla bulunduğu bildirilmektedir.

Hastalık tabloları:

Klinik olarak iki farklı grup halinde incelenirler;

Edinsel Sy

2-10 haftalık inkübasyon süresi vardır.

Primer Sy:

Ortalama 3 haftalık (2-10 hafta) kuluçka süresinden sonra glans penis, vulva, vajina, dudak, dil, anüs gibi etkenin alındığı bölgede ağrısız, kenarları sert şankr oluşur. Bir hafta sonra da bölgesel, sert, ağrısız ve cerahatsiz lenfadenopati (LAP) gelişir. Şankr sağaltılmazsa birkaç hafta içinde kendiliğinden iyileşirse de LAP uzun süre kalabilir. Şankr çok bulaştırıcıdır.

Sekonder Sy: Primer lezyon oluşumundan 2-10 hafta sonra; yani

Latent Sy: Etkene yönelik spesifik (treponemal) testler pozitif olsa da klinik belirti ve bulgular bulunmaz. Olguların %60'ı belirtisiz olarak yaşarlarsa da arta kalanı birkaç ay ya da yıl sonra tersiyer döneme geçer.

Geç (tersiyer) Sy: Başlangıçtan yıllar sonra tüm organları etkileyen, yavaş ilerleyen üçüncü dönem başlar. En karakteristik özelliği, organ ve dokularda granulomatöz lezyonlara (gomlara) yol açmasıdır. Bu dönemin önemli üç klinik özelliğinörosifiliz(hemipleji, hemiparezi, fokal belirtiler ve kişilik bozuklukları, illüzyonlar, halüsinasyonlar, büyüklük hezeyanları gibi psikiyatrik bozukluklar, spinal kordun da tutulumu ile tabes dorsalis), kardiyovasküler Sy (ana damarları tutan endarteritis obliterans; en sık assendan aortada sakküler ve fusiform anevrizmalar) ve geç benign Sy'dir (kemik tutulumları sonucunda spontan kırıklar, eklem patolojileri, damak ve burun şekil bozuklukları). Gomda basil bulunmaz. Bulaş söz konusu değildir. Başlıca belirtilerden Tip IV aşırı duyarlılık reaksiyonu sorumludur.

Konjenital Sy

Annenin, hastalığı edindikten sonraki 8 yıl içindeki gebeliği sırasında oluşur. Fetusa spiroket buiaşı genelde gebeliğin 4. ayından sonradır, bu nedenle erken abortus görülmez. 10-15 haftalık gebelikte intrauterin bulaş gerçekleşmişse tablo; fetal ölüm, multiorgan malformasyonları, abortus veya enfeksiyonlu yenidoğan şeklinde sonuçlanabilir. Canlı doğanlarda ise çoğunlukla hiçbir hastalıktablosu bulunmaz. Ancak bir süre sonra burunda septal defekt, kardı rinit, el ve ayaklarda büller, hepatosplenomegali,yaygın makülopapüler döküntü gelişebilir. Bu dönemde bebeklerde karaciğer tutulumu fazladır ve ölüm genellikle karaciğer yetmezliğindendir. Bu dönemi atlatan bebeklerde, eğer tedavi edilmemişse, birkaç yıl sonra (okul çağında) Hutchinson dişleri, Socrates (semer) bumu, interstisyel keratit, periostite bağlı kılıç-kını tibia ve damarsal patolojiler gelişir. Diş bulgusu+keratit+sağırlık ile özel Hutchinson Triadı gözlenir.

Tanı

Direkt tanıda; lezyonlardan yapılan preparatların karanlık alan mikroskopisi, Levaditi yöntemi, FAT başlıca direkt tanı testleridir. Serolojik (indirekt) tanıda ise iki birbirini kontrol eden tanısal prosedür vardır;

Non-treponemal testler: Sy'nin erken dönemindeki hastalarda, hasarlanmış hücrelerden serbestleşen ve bir miktar da T.pallidum un yüzeyinde bulunan lipid yapılı maddelere karşı IgM ve IgA yapısındaki anti-lipoidal otoantikorlar gelişir. Non-treponemal testlerle bu antikorlar araştırılır. Bunlardan en iyi bilinenleri; Wassermann-Kolmer testi (kompleman fiksasyon) ve VDRL (Venerial Diseases Research Laboratory), RPR (Rapid Plasma Reagin) gibi flokülasyon testleridir. Bu testler erken dönemde % 70, 2. dönemde % 99 (+), 3. ay sonunda hepsinde (+), genelde şifadan 6-8 ay sonra (-) bulunur. Bu testler, tanıdan çok tedavinin izlenmesinde yararlıdır. Test > %98 spesifikliğe sahiptir. Sıtma, lepra, kızamık, enfeksiyöz mononükleoz ve kronik otoimmün hastalıklarlarda kalıcı yalana (+) sonuç alınabilir. Geçici yalancı (+) sonuç ise gebelik, akut ateşli hastalık ve aşı uygulaması sonrasında görülebilir. Nontreponemal testler, tedavi edilmiş primer Sy'de bir yıl sonra negatifleşir. Hastalığın dönemi ilerledikçe (sekonder, tersiyer) negatifleşme süresi de uzar.

Treponemal testler: İkinci haftadan itibaren pozitifleşir. Hasta serumunda spesifik antikor aranır. Sakıncası, yaşam boyu (+) kalmasıdır. Başlıcaları şunlard>ır:

FTA-ABS: Yalancı (+) sonuç yoktur. Ük pozitifleşen, çok güvenilir bir testtir. Yenidoğanda IgM (+) ise, konjenital enfeksiyon var demektir.

TPHA: Hemaglütinasyon testi olup, oldukça duyarlıdır.

MHA-TP: Mikrohemagglütinasyon testidir. Daha kullanışlı ve kolaydır.

En şaşmaz tanı : VVestern Blotting'dir.

Tedavi

Edinsel Sy'nin erken ve latent dönemlerinde ve konjenital Sy'de tek doz benzatin penisilin uygulaması, bir hafta ara ile iki kez tekrarlanır. Nöro Sy'de ise kristalize penisilin-G, 14-21 gün süre ile uygulanır.

Özet : sifiliz , sifiliz Kısa Bilgiler
Anahtar Kelimeler : sifiliz , sifiliz , sifiliz , Hepsi
     
Google'da Bizi En Çok Bu Kelimelerle Aradınız :
sifiliz , sifiliz , sifiliz , sifiliz , sifiliz , sifiliz , sifiliz , sifiliz ,sifiliz , sifiliz
 
Kürtaj | Kürtaj Ankara | Kızlık Zarı | Kızlık Zarı Ankara | Kızlık Zarı Tamiri Ankara | Kadın Doğum Ankara | Gebelik Ankara | Vajen Estetiği Ankara | Vajinal Estetik Ankara | Kızlık Zarı Dikimi Ankara | Vajinusmus Ankara | Ankara Kürtaj | Ankara Kızlık Zarı
Tunalı Hilmi Cad. Bestekar Sk. 76/9 Kavaklıdere - ANKARA
Tel : 0312 466 39 29 - 467 10 37 - Faks : 0312 468 85 58 E-Posta: info@drmeltemerhan.com
Opr. Dr. Meltem Özdemir ERHAN - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı. Tüm Hakkı Saklıdır.Copyright © 2011