Smear Testi

PAP Smear: 1950'den beri uygulanan PAP smear ile serviks kanseri insidansı %80, mortalite %70 azalmıştır. Sitoloji serviksin preinvazif ve invazif lezyonları için bir tarama testidir. Tanı koydurmaz, tedaviyi yönlendirmez.Amaç, esas olarak invazif kanserli bireyi değil intraepitelyal lezyonlu bireyi saptamaktır. Sitolojide SİL rapor edilen hastalarda tanısal test olan kolposkopi yapılıp gerekli yerlerden biyopsi alınarak tanı konulur.

Yalancı negatiflik oranı %20-40'tır. En önemli faktörler örneklendirme ve değerlendirme hatalarıdır.

class I, benignclass II, iltihabi olaya bağlı değişiklikler Class III, şüpheli displazi ile uyumlu hücreler (CİN I-II) Class IV, şiddetli displazi veya carcinoma in situ class V, invazif karsinoma

Seksüel olarak aktif olan veya 18 yaşını geçmiş olan tüm kadınlarda yıllık Pap testi ile sitolojik tarama ve pelvik muayene uygulanmalıdır. Eğer 3 veya daha fazla yıllık muayeneden sonra bulgular normal ise Pap smear daha seyrek aralıklarla (2 yılda bir) yapılabilir. Yüksek risk taşıyan kadınlarda örneğin, adolesan çağsa seksüel aktif olanlarda, HPV enfeksiyonu geçirenlerde, multipl partneri olanlarda tarama mutlaka yıllık yapılmalıdır. Son 10 yıl içinde 2 tane negatif servikal sitolojisi bulunan kadınlar 65 yaşından itibaren tarama programından çıkarılabilir.

Bethesda Sınıflaması: Pap sınıflandırma sistemi klinisyeni yönlendirme yönünden çok yetersiz bulunduğundan, son zamanlarda servikovajinal smear'lerin incelenmesi birçok merkezde "Bethesda sınıflaması" ile değerlendirilmeye başlamıştır.

Bu sınıflamanın getirdiği yenilikler: alınan örneğin değerlendirmede yeterliği; herhangi bir spesifik enfeksiyonun olup olmadığı ve epitelyal hücre anormaliklerinin yeni kriterler (önemi belirlenemeyen atipik skuamöz hücreler, skuamöz intraepitelyal lezyon) ile tanımlanmasıdır. Atipik hücrelerin belirlenmesinde yardımcı öneriler de belirtilir (örn. hipoestrojenemiye bağlı atrofi vb). Klasik Pap sınıflandırmasından en önemli farklarından biri skuamöz hücre anormallikleri kadar glandüler hücre anormalliklerine de yer verilmesidir.

Skuamöz İntraepitelyal Lezyon (SİL): Bethesda sınıflamasında CİN, displazi, in situ karsinoma (CIS) yerine skuamöz intraepitelyal lezyon (SİL) terimi kullanılır. SİL düşük grade'li ve yüksek grade'li olarak ayrılır.

Low grade (düşük grade'li) SİL (LSIL): HPV ve hafif displaziye (CİN 1) eşlik eden hücresel değişiklikleri içerir.

High grade (yüksek grade'li) SİL (HSIL): Orta veya ileri displaziyle beraber (CİN 2 ve CİN 3) CISakla getirebilecek hücresel değişiklikleri içerir.

ASCUS (Atypical squamous cells of undetermined significance)

Önemi belirlenemeyen atipik skuamöz epitel hücrelerinin varlığıdır. Reaktif değişikliklerden sonra daha ileri ancak SİL tanısından daha az önemli olan, anormal hücresel değişiklikler olup, kesin sınıflandırılamayan gruptur. Bethesda'nın 2001 revizyonunda ASC-H tanımı (ASCUS-high) önerilmiştir. Bu klinisyene yüksek grade'li iezyonun ekarte edilmesi gerektiğini ifade eder. ASCUS sitolojik tanısı konulan olgularda CİN 1 insidansı %10-20 ve CİN 2 insidansı %3-5'dir.

AGCUS (Atypical glandular cells of undetermined significance)

Önemi belirlenemeyen atipik glandüler hücrelerinin varlığıdır. Glandüler hücreler endometriyal veya endoservikal kökenli olabilir. Atipik endometriyal hücreler; endometriyal hiperplazi, endometriyal polip, endometrit, RIA ve endometriyum kanserinde görülebilir. Atipik endoservikal hücreler de reaktif veya neoplastik herhangi bir süreç sonucu sitolojik olarak saptanabilir. Bu ayırım mümkün değilse AGCUS tanısı kullanılır.

Glandüler tipteki intraepitelyal neoplastik lezyonlar2 kategoride incelenir.'Lovv-grade' servikal glandüler intraepitelyal neoplazi (glandüler atipi veya displazi)'High-grade' servikal glandüler intraepitelyal neoplazi (Adenokarsinoma in situ=AIS).Tablo 3'de farklı sitolojik sınıflandırmalann karşılaştırılması verilmektedir.

Eğer hastada ASCUS rapor edilmişse 4-6 ay sonra sitoloji tekrarlanmalıdır. Eğer spesifik enfeksiyon varsa antibiyotik tedavisinden, postmenopozal hastada ise hormon tedavisinden sonra yeniden sitoloji alınmalıdır.

Postmenopozal ASCUS'lu hastada 1 kür lokal estrojen tedavisinden sonra ASCUS devam ediyorsa kolposkopi yapılmalıdır.

Yüksek riskli hastada ASCUS varsa kolposkopi yapılmalıdır. Sitoloji ASCUS'u neoplastik süreç olarak tanımlarsa kolposkopi yapılmalıdır.

Spesifik enfeksiyon yoksa, sitolojik takip 4-6 ay arayla 2 yıl süresince yapılmalı 3 kez negatif smear saptanırsa o zaman rutin servikal smear tarama programına alınmalıdır.


Eğer tekrar ASCUS olarak rapor edilirse kolposkopi ve şüpheli kolposkopik bulgular varlığında biyopsi alınıp histolojik bulgulara göre tedavi şekli belirlenmelidir. ASCUS'ta ilk yaklaşımda HPV varlığının araştırılması ve onkolojik potansiyelli (16,18 vb) HPV (+) ise ileri yöntemlere başvurulması (-) ise sitolojik izlem yapılmasını önerenler de vardır.LSIL saptananlarda ASCUS gibi yaklaşımı önerenler vardır

(4-6 ay sonra sitoloji tekrarı) ancak LSIL olgularında %20 CİN 2 ve 3 saptanabilmesi nedeniyle şu andaki bilgilerimizle

LSIL olgularında standart yaklaşım direkt kolposkopi ve biyopsidir.

AGCUS bildirilen hastalara yaklaşım ise farklılık gösterir. Glandüler hücreler endoservikal yerleşimli olduğundan kolposkopide şüpheli lezyon görülmeyebilir. Bu nedenle, kolposkopi ile birlikte LEEP konizasyon ile biyopsi ve endoservikal küretaj da yapılmalıdır. Bu hastalarda özellikle 35 yaş üstünde ayrıca endometriyal biyopsi de alınmalıdır.

Özet : Smear Testi Nasıl Yapılır ,Smear Testi Neden Yapılır Kısa Bilgiler
Anahtar Kelimeler : Smear Testi ,Testi ,Smear tahlili ,Hepsi
     
Google'da Bizi En Çok Bu Kelimelerle Aradınız :
smear Testleri, smear testi nedir, servical smear Testi ankara, smear Testi ankara, Smear Testi, smear Testi, ankara smear Testi, smear Test, smear Tesd, smear Testi
 
Tunalı Hilmi Cad. Bestekar Sk. 76/9 Kavaklıdere - ANKARA
Tel : 0312 466 39 29 - 467 10 37 - Faks : 0312 468 85 58 E-Posta: info@drmeltemerhan.com
Opr. Dr. Meltem Özdemir ERHAN - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı. Tüm Hakkı Saklıdır.Copyright © 2011